0 (212) 526 30 03 - 511 47 13
Sosyal Medya Hesaplarımız

MTTB Genel Başkanlarından Abid Özmen’in Konuşması

04 Haziran 2020
153 kez görüntülendi
MTTB Genel Başkanlarından Abid Özmen’in Konuşması

Milli gençlik hareketinin manada mihraklaştığı,  millî hareketlerin öncüsü milletimizin göz bebeği, yarınlarımızın teminatı gerçek münevver kadroların yetiştiği MTTB’nin kuruluşu cumhuriyetten öncelere Osmanlı Devleti’ne kadar gider.

Birinci Dünya Savaşı’nın ortalarında, düşmanları tarafından abluka altına alınarak ortadan kaldırılmak istenen tek büyük Müslüman Türk toplumunun temelleri sarsılırken Türk yüksek tahsil gençliği boş durmayarak 1916 yılında Dar-ül Fünun talebeleri bir araya gelerek MTTB’ni kurdular. MTTB kuruluşundan bu yana bir iki dönem hariç 1000 yıllık maziye sahip çıkma mücadelesi vermiş, milli çizgide istikametini korumuş ve bu sebeple de Türk milletinin kalbinde taht kurmuş bir teşkilattır.

Soldan Sağa: 57. Dönem Genel Başkanı ve Halen Fatih Gençlik Vakfı Başkanı Vehbi Ecevit, 56. Dönem Başkanı Haşmet Oğuzalp, 55. Dönem Başkanı Kasım Yapıcı, 54. Dönem Başkanı Cemalettin Tayla, 52. Dönem Başkanı Abid Özmen, 50. Dönem Genel Sekreteri Yusuf Akkaya, 47. Dönem Başkanı Rasim Cinisli

Vaktimin sınırlı olması dolaysa yaptığı millete öncülük ettiği, milletin sesi olduğu faaliyetleri anlatamayacağım. Yalnız birliğin 2 devresi hakkında konuşmak istiyorum. MTTB tarihinde iki önemli değişim dönemi vardır. Bunlardan biri 47. Dönemdir.

MTTB; her devirde ne kadar değişik anlayışa sahip grupların eline geçerse geçsin değişmeyen tek özelliği; her türlü sol harekete bilhassa komünizme karşı oluşuydu.  Ancak 46. Döneme gelindiğinde, hiçbir yerde kongre için salon bulamayan, genel başkanı komünizm suçundan hüküm giymiş Türkiye İşçi Partisi genel kurul toplantısı 46. Dönem MTTB idarecilerinin oluruyla birlik salonlarında yapılmıştır.

  1. Genel kurulda Rasim Cinisli’nin kongreyi kazanarak komünistlerin elinden birliği kurtarmış MTTB’yi milli ruh ve milli şuura uygun bir müessese durumuna gelecek ilk adımı atmıştır. Kendilerine bu vesileyle huzurunuzda takdir ve şükranlarımı arz ederim.

İkinci bahsedeceğim devre MTTB’nin 50. Dönemidir. O dönem genel başkanımız Muhterem Ömer Öztürk Ağabey bir taraftan çıkartılan 1630 sayılı dernekler kanunuyla kapatılmaya çalışılan; kapısına mühür vurulan; dâhildeki kıskançlıklar ve devletin işbirlikçileri eşyaları arzusu hilafına bina dışına çıkarılan birliği açtırmaya çalışırken diğer taraftan sıkıyönetim şartlarında altında faaliyet zorluklarına rağmen gençliğin ilmen, fikren ve bedenen gelişmesi için müesseseler kurmuştur. Sosyal İlimler Enstitüsü, MTTB Spor Kulübü, Fatih Gençlik Vakfı ve matbaası.

Gençler kitaba, ders çalışmaya yönlendirilmiş çeşitli kültürel faaliyetlerle ufku genişletilmeye çalışılmış ve teröre, silahlı mücadeleye girmeleri önlenmiştir. Prof. Faruk Kadri Timurtaş: “Bizim yapamadığımızı Ömer yaptı; talebeyi kitaba bağladı.” Ondan sonra gelen idareci arkadaşlarımızda aynı yolu takip etmişler. Sıkıyönetim tarafından birliğin kapatılmasına kadar, çizilen yönde karınca kararınca devam etmişler, raydan çıkan olmamıştır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Müminin ferasetinden sakının. O Allah (c.c.)’ün nuruyla bakar. Yine başka bir hadis-i şeriflerinde; “Allah (c.c.)’ün öyle erleri vardır ki bir hususta yemin etseler; Cenab-ı Hakk onların yeminini doğrular” buyuruyor. Bu hadis-i şeriflerin tecellisini Muhterem Ömer Öztürk ağabeyde gördük. Ne söylediyse biiznillah söyledikleri doğru çıktı. Tespit ettiği ileri sürdüğü görüşler, fikirler ve yaptığı faaliyetler o anda anlaşılmasa da veya o anda topluma ters gelse de ileriki yıllarda aynen söylediği gibi gerçekleşti. Müsaadenizle bunlara birkaç örnek vermek istiyorum.

Öğrenci hareketleri: Türkiye’de öğrenci hareketlerinin “masum talebe” istekleri olmayıp iç ve dış şer odaklarının yönlendirdiğini bilerek, kavrayarak MTTB’li gençleri teröre, silahlı mücadelenin içine sokmadıkları Mısır ve bilhassa Suriye’de İhvanı Müslim’in kanalıyla harekete geçirilen gençler kıyıma uğradı.

Yabancı İstihbarat birimleri Suriye’de Müslüman Kardeşler teşkilatına sızarak para ve silah dağıttılar. “Para alan emir alır” prensibi gereğince gençlere; bizdeki solcuların yaptığı gibi araba kundaklamak, toplu yerlere bomba atmak, banka soymak gibi terör faaliyetlerini yaptırdılar.

Bizde  Kenan Evren’in “Ortamın oluşmasını” beklediği gibi; Esad rejimide ortam oluşunca bütün şehirlerde çoluk, çocuk demeden kanlı bir kıyıma girişti. Bilhassa Hama’da 20-30 binleri bulan katliamlar yapıldı. Böylece yeni filizlenen İslam Gençliği ortadan kaldırıldı. Kalanlardan kaçabilenler komşu ülkelere sığındılar. Kaçmayanlar bıyığı sakalı kesti, evine Müslüman evinde olması olmayan kadın artistlerin resimlerini astı, heykeller koydu, cebinde sinema biletiyle dolaşmaya başladı ki teftişlerde Müslüman olduğu anlaşılmasın diye.

Aynı şekilde gençlik hareketlerine, teröre katılsın diye MTTB’ye de para ve silah teklifi yapıldı. Ömer Öztürk ağabey her zamanki ferasetiyle bu teklifleri reddettiği gibi aksine gençleri fikren ve bedenen yetiştirecek faaliyetlere yönlendirdiler. Ondan sonraki idarecilerimizde aynı yolu takip ettiler. Ve Suriye’deki gibi yetişmekte olan bir neslin yok olmasına engel oldular. Sonradan herkes gördü ki gençlik hareketleri derin yapıların, çetelerin, darbecilerin, beynelmilel istihbaratların işi.

Bugün Türkiye’yi idare eden kadrolar MTTB’den yetişmiştir. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül MTTB 50. Dönem Genel Sekreteriydi. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birlik’in çeşitli dönemlerinde vazife almış bir kardeşimizdir.

Bunun gibi milletvekili, bakan, yüksek bürokratlar, üniversite öğretim üyeleri, belediye başkanları gibi birçok MTTB mensubu bugün vazife başındadır. Ve on sene gibi kısa bir zamanda Türkiye’yi kalkındırıp, ayağa kaldırmışlardır.

Şayet MTTB teröre bulaşsaydı bunlar olmayacak; diğer karışanlar gibi ya ölecek ya da hapiste olacaklardı.

MTTB’de derin devletin yönlendirdiği hareketlerde olmuştur. Bunların en önemlisi bizimkilerin “Şanlı Pazar”, komünistlerin “Kanlı Pazar” dedikleri olaydır. Taksim’e çıkmak isteyenlerle ona engel olmak isteyen birlik mensupları arasında kanlı, bıçaklı, sopalı, silahlı çatışma çıkartılmış, kan gövdeyi götürmüştür. Maalesef olayları Taksim meydanındaki 5 yıldızlı otelin terasından zehir hafiye lakaplı İçişleri Bakanı Faruk Sükan ile o zaman ki Birlik Başkanı birlikte dürbünle seyretmişlerdir. Eğer bu yapılan cihad ise neden bunu tertip eden genel başkan meydanda değil de apartman tepesinde?

(O dönemde  MTTB siyaset üstü bir kurum iken siyasete bulaştırılmak istendi ve böylece) Müslümanlar arasında birlik bozuldu, ayrılıklar arttı. Cihad fikri dumura uğradı. Müslümanlar rejime adapte oldular.

Kaddafi Hakkında

Libya diktatörü Kaddafi hakkında şimdi hüküm vermek kolay. Herkes icraatını gördü.

Bundan 40 küsur sene evveline gidelim ve Libya’da ihtilalin ilk zamanlarını hatırlayalım. 29 yaşındaki bir üsteğmen Libya’da iktidarı ele geçiriyor. Tek yol İslam, Anayasa Kur’an sloganlarıyla hareket edeceğini söylüyordu. İlk günlerde aykırı ne varsa yakılıp, yıkılıyordu. Bu hareketler İslam ülkelerinde ve İslam’a susamış gönüllerde herkesi heyecanlandırdı, memnun etti. Memleketimizde onu “Mehdi” zannedenler oldu. O günlerde Kaddafi hakkında ters aleyhinde bir fikir söylemek memleketimizde düşünülemezdi ve mümkün değildi.

İşte yine Muhterem Ömer Öztürk ağabey gençleri toplayarak; “Kaddafi’nin on seneden fazla İngiltere’de eğitilmiş bir ajan olduğunu, gelişinin İslami bir hareket olmadığını, İslam’la bir ilgisinin bulunmadığını belirttiler ve yine zaman kendilerini haklı çıkardı.

Yahudi Hakkında

Yahudi’nin dünya hâkimiyetine, tek devlet olmaya gittiğini te o zaman söylediler. Yemesi, içmesi, giyinmesi aynı olan, aynı düşüncelere sahip bir neslin yetiştirmeye gittiğini bundan 40 sene evvel söylediler. Şimdiki “Globalleşme hareketini” ta o zaman gördüler.

Bütün yaptığı faaliyetlerdeki başarılarına ve ileri sürdüğü fikirlerin senelerce sonra tahakkuk ettiğine bakıldığında arkasında bir manevi gücün bulunduğunu görüyoruz. Allah (c.c.) uzun ömürler versin.

Neticede hepimiz bir hayat maratonundayız. Bu maratonu Allah (c.c.) ipine sarılanlar Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetine uyanlar, onu tatbik etmeye gayret edenler kazanacak.

Cenab-ı Hakk bizleri onlardan eylesin. ÂMİN

MTTB 52. Dönem Genel Başkanı Dr. Abid Özmen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?